Dünyanın Noel Baba'nın ardındaki figür olarak tanıdığı Aziz Nikolaos, Türkiye kıyısının bu kesiminden geliyordu. MS 300 civarında Patara'da doğdu ve Antalya ilindeki bugünkü Demre'nin içinde kalan antik kent Myra'nın piskoposu oldu. Mezarının üzerine yapılan kilise hâlâ Demre'de durur ve Aziz Nikolaos Anıt Müzesi olarak ziyaret edilir. İnsanların kasabaya gelmesinin başlıca sebebi budur; Myra'nın kalıntıları, eski limanı Andriake ve Likya buluntularının sergilendiği bir müze de hemen yakındadır.
Aziz Nikolaos kimdi
Bakanlığın müze sayfası onu zengin bir tahıl tüccarının oğlu olarak tanımlar. Doğduğu Patara o dönemde bölgenin başlıca limanlarından biriydi ve Likya Birliği'nin meclis binasını barındırıyordu. Nikolaos daha sonra Myra kilisesinin başına geçti; bakanlığın verdiği ölüm tarihi 6 Aralık 365'tir, o sırada 65 yaşındaydı. Denizciler ve çocuklar onu koruyucuları sayar; gelenek onu mucizeler azizi olarak hatırlar. Onu Noel Baba'nın ardındaki kişi olarak adlandıran ise doğum yeri Patara'nın rehberidir.
Demre'deki kilise
Kiliseyi Myra halkı kendi piskoposu için yaptı; sonraki dönemlerde birden fazla kez onarıldı. İçeride zaman ayırmaya değer iki şey vardır. Duvarlardaki resimler ona atfedilen mucizeleri anlatır; akantus yapraklarıyla ve balık pulu deseniyle bezeli bir Roma lahdi de onun lahdi kabul edilir. Alanda kullanılan dikkatli ifadeye dikkat edin: gelenek onun buraya gömüldüğünü söyler, ancak kalıntıları artık burada yatmaz.
Kemikleri nereye gitti
Mezarın boş olmasının bir sebebi var. Haçlı Seferleri çağında İtalyan kenti Bari'den gelen tüccarlar kemiklerini alıp götürdü ve kemikler orada ona adanmış bir bazilikaya yerleştirildi. Yine de kalıntıların hepsi gitmedi: ona ait olduğuna inanılan kemikler Antalya Müzesi'nde sergilenir, böylece şehre devam eden gezginler onları görebilir.
Myra, hizmet ettiği kent
Myra sakin bir taşra piskoposluğu değil, ağırlığı olan bir kentti. Kaş ile Finike arasında yer alır ve adını, bugün Demre Çayı denen Myros'a borçludur; dere kenti kayaya oyulmuş bir kanalla besledi ve sonunda onu alüvyonla boğdu. Likya Birliği'nde üçer oy kullanan altı üye arasındaydı; II. Theodosius döneminde, 408'den 450'ye kadar bütün Likya'nın başkentiydi. Yedinci yüzyıldan itibaren Arap akınları geldi ve 809'da düşmesinin ardından kent söndü. Bugün yer üstünde, büyük ölçüde bütün olarak ayakta kalan az sayıdaki tiyatrodan biri olan bir Roma tiyatrosu ile yanındaki kayalıklara ve nehir nekropolü boyunca oyulmuş mezarlar bulursunuz; tırmanışa değmesini sağlayan, mezarların oyma kabartmalarıdır.
Liman Andriake
Aşağıda, Kokarçay'ın denize ulaştığı Çayağzı'nda Andriake, Myra'nın limanı olarak hizmet verdi. Bakanlık, Aziz Pavlus'un MS 60'ta Roma'ya giderken burada gemi değiştirdiğini hatırlatır. Görülecek yapı, Hadrianus döneminden kalma tahıl ambarıdır: sekiz odalı, hâlâ çatısı olan uzun bir depo; Likya Uygarlıkları Müzesi sergileri için burayı devralmış, Likya'nın dört bir yanındaki kazılardan buluntuları konularına göre düzenlemiştir. Alanda 2015'ten beri bir karşılama merkezi ve işaretli bir ziyaretçi güzergâhı vardır. Eski rıhtımda yeniden inşa edilmiş bir ticaret gemisi şarap ve zeytinyağının amforalarla nasıl taşındığını, murex atölyeleri de bu kabuklarla ne yapıldığını gösterir. Limanla nehrin kıvrımları arasında 149 türün kaydedildiği bir kuş koruma alanı uzanır.
Demre'nin ötesi
Doğum yeri ve bir zamanlar Likya Birliği'nin başkenti olan Patara'nın bu sitede kendi rehberi var. Demre'nin yukarısındaki tepelerde Aziz Nikolaos Yolları, Bizans manastırlarının kalıntılarını patikalarla birbirine bağlar ve Likya Yolu'nun bir parçasını oluşturur. Kaş–Demre yolunda, yirminci kilometrede güneye sapan bir yol Üçağız ve Theimiussa'ya ulaşır; suyun karşısında, Kekova adasına bakan Kaleköy köyü olan Simena kısmen denizin altındadır. Bu yerlerin her birinin iklim ve ziyaret bilgileri kendi sayfalarındadır.







