Bursa şehrinde görülecek yerlerin çoğu erken Osmanlı padişahlarının yaptırdıklarıdır: Mehmed Çelebi'nin çinili türbesiyle Yeşil Külliye, Muradiye Külliyesi ve türbeler bahçesi, I. Bayezid'in Yıldırım'daki vakıf yapıları, Tophane Parkı'ndaki Orhan Türbesi ve Irgandı Köprüsü'yle birlikte hanlarla dolu eski ticaret bölgesi. Merkeze on bir kilometre uzaklıktaki bir Osmanlı köyü olan Cumalıkızık, Muradiye ile aynı UNESCO kaydını paylaşır; kayak merkezi olan bir millî park, Uludağ da şehrin üzerinde yükselir. Bursa'nın ötesinde İznik, Uluabat Gölü kıyısındaki Gölyazı ve sahildeki Mudanya vardır. Bunların her biri için ayrı bir sayfa bulacaksınız.
Yeşil Külliye, Yıldırım ve Emir Sultan
Mehmed Çelebi, Yeşil Külliye'yi bir cami, bir medrese, bir hamam, bir imaret ve kendisinin yattığı Yeşil Türbe ile birlikte yaptırdı; ad, türbenin turkuaz İznik çinilerinden gelir. Onu farklı kılan yerleşimidir: yapılar tek bir şemaya uymak yerine birbirinden bağımsız durur. Kültür ve Turizm Bakanlığı külliyeyi, Bursa'nın Timur'un bıraktığı yıkımdan mimaride olduğu kadar toplumsal hayatta da toparlandığı an olarak görür. 1419 tarihli medresesi 1975'ten beri şehrin Türk ve İslam Eserleri Müzesi'dir.
Yıldırım'da I. Bayezid, plan olarak öteki medreselerden daha uzun, açık dershanesi köşelerinde on üç sıra mukarnas bulunan bir kubbeyle örtülü, 1399 tarihli bir medrese bıraktı. Yıldırım Caddesi'ndeki türbesi üç kubbeli bir revakın arkasında durur; Bakanlığın kültür portalına göre bu, revaklı ilk Osmanlı türbesidir. 1402'de ölen Bayezid önce Akşehir'e gömülmüş, sonra buraya getirilmiştir. Şehrin doğusunda, Uludağ eteğindeki bir yamaçta, kızı Hundi Hatun, 1429'da ölen Buhara doğumlu bir veli olan kocasının ölümünden sonra Emir Sultan Camii'ni yaptırdı; türbesi dinî günlerde dolup taşan bir ziyaret yeridir.
Muradiye Külliyesi
II. Murad, Muradiye'yi 1425 ve 1426 yıllarında yaptırdı; bu, bir Osmanlı padişahının Bursa'da kurduğu son külliyedir ve UNESCO 2014'te onu listesine aldı. Caminin çivi ve tutkal kullanılmadan kündekâri tekniğiyle yapılmış ahşap bir kapısı, İznik çinileri ve boyalı bir tavanı vardır; girişin yanındaki mavi çiniden iki şimşek işareti, düşmanının üzerine yıldırım gibi inen bir padişahın simgesi olarak yorumlanır. Ziyaretçilerin çoğu bahçedeki türbeler için gelir: II. Murad ve ailesi, aralarında da Fatih Sultan Mehmed'in oğulları Mustafa ile Cem'in ortak türbesi; bu, revakı tümüyle mermer olan altıgen bir yapıdır. 1515 tarihli Mükrime Hatun Türbesi'nde boyalı duvarlar sonradan sürülmüş badananın altında kalmıştır.
Külliyenin medresesi 2019'dan beri Kur'an ve Yazma Eserler Müzesi'ne ev sahipliği yapar; müze Kur'an'ın yazılışını hat sanatı üzerinden izler, yanında cilt, tezhip, minyatür ve ebru yer alır, ana eyvanda I. Murad'ın sandukasına ait on sekizinci yüzyıldan kalma bir örtü bulunur. Külliyenin karşısındaki Osmanlı Evi Müzesi, on yedinci yüzyıldan kalma, Bursa'nın en eskilerinden üç katlı ahşap bir evdir; yerinde muhtemelen daha önce II. Murad'a ait bir köşk bulunduğu için Fatih Sultan Mehmed'in doğduğu ev olarak da bilinir.
Tophane, hanlar ve şehir müzeleri
Hisar semtindeki Tophane Parkı'nda, ikinci Osmanlı padişahı ve Bursa'yı Bizanslılardan alan Orhan'ın türbesi Osman Gazi Türbesi'nin karşısındadır; Aziz İlyas manastırının zemin mozaikleri üzerinde durur. Hanlar bölgesi Pirinç Han'la başlar; doğu ucundaki Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, Osmanlıların 6 Nisan 1326'da kaleyi alışını kırk iki metre çapında bir kubbenin altında tam bir daire boyunca resmeder; çatı terası tarihî Bursa'ya ve Uludağ'a bakar. 1442'den kaldığı düşünülen Irgandı Köprüsü her iki yanında on altışar dükkânla yapılmıştır, ancak Evliya Çelebi iki yüz dükkândan söz eder. 1906'da açılan ve 2004'ten beri araç trafiğine kapalı olan Cumhuriyet Caddesi, yaklaşık 270 dükkân ve 2011'de döşenen nostaljik bir tramvay hattıyla hanların arasından geçer.
Heykel Meydanı'ndaki Bursa Kent Müzesi eski adliye binasını doldurur: şehrin tarihi, Bursa'nın altı padişahının balmumu figürleri ve bodrumda yeniden kurulmuş on altı adet on sekizinci yüzyıl dükkânından oluşan bir çarşı. Çekirge Caddesi'ndeki Karagöz Müzesi, Karagöz ile Hacivat'ın türbesinin karşısında, gölge oyunu figürlerini sergiler ve küçük bir gösteri salonu vardır. Kültürpark'taki Arkeoloji Müzesi antik Bithynia ve Mysia'yı kapsar; aralarında Bakanlığın bilinen yalnızca üç örnekten biri saydığı bir Greko-Pers mezar steli de vardır. Merinos'ta, eski yün fabrikasındaki tekstil müzesi yünü elyaftan giysiye kadar, 2013'ten beri de Bursa ipeğini kozadan tezgâha kadar izler. Çekirge Caddesi'ndeki Atatürk Evi Müzesi, Atatürk'ün burada kullandığı mobilyaların neredeyse hepsini korur; erkekler kısmı I. Murad'a uzanan Kükürtlü kaplıcaları ise bugün halka açık bir hamam değil, Uludağ Üniversitesi'nin bir rehabilitasyon ve araştırma merkezidir.
Cumalıkızık
Cumalıkızık, Uludağ'ın kuzey yamaçlarında, bugün Yıldırım'a bağlı bir mahalledir; UNESCO onu 2014'te, Muradiye ile aynı altı bileşenli kayıt içinde Dünya Mirası Listesi'ne ekledi. Bir vakıf köyü olarak kurulmuştur ve çevresindeki köylerin aksine 1920–22 Yunan işgalinden zarar görmeden çıkmıştır; erken Osmanlı köy evlerinin ayakta kalmasının nedeni budur. Evler genellikle üç katlıdır, moloz taş, ahşap ve kerpiçten yapılmış, sarı, beyaz, mavi ve mora boyanmıştır; kaldırımsız, taş döşeli dar sokaklar boyunca dizilirler. Cami, Zekiye Hatun Çeşmesi ve tek kubbeli bir hamam Osmanlı dönemindendir; meydandaki etnografya müzesi köy hayatını gösterir. Yolculuk yaklaşık yirmi dakika sürer: metroyla Cumalıkızık-Değirmenönü'ne, ardından minibüsle.
Uludağ
1961'de ilan edilen Uludağ Millî Parkı, şehrin güneyindeki ve güneydoğusundaki dağı kaplar; dağa bir yol ve bir teleferik çıkar, hem kuzey hem güney yamaçlarda vadileri ve tepeleri arasında pek çok patika uzanır. Bursa merkezine 36 kilometre uzaklıktaki kayak merkezi iki tepe, Fatintepe ve Kuşaklıkaya üzerinde yer alır; pistler 2.543 metrelik zirvenin altında, 1.750 ile 2.435 metre arasındadır. Liftler, sezon ve ülkenin öteki kayak dağları bu sitede Türkiye'de kayak üzerine ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Daha uzakta: İznik, Gölyazı, Mudanya ve Misi
İznik'te, Bithynia valisi Plinius'un Traianus döneminde yaptırdığı ikinci yüzyıldan bir Roma tiyatrosu vardır; Türkçe Vikipedi onu Türkiye'de düz zemin üzerinde tonozlara oturtularak yapılmış tek tiyatro olarak tanımlar. 2023'ten beri yeni binasında olan İznik Müzesi, aralarında Akhilleus lahdi ve eşi Arete'nin ağıtını taşıyan Antigonos lahdinin de bulunduğu 1.500'e yakın eser sergiler. Bakanlığa göre Osmanlı mimarisine T planını getiren 1388 tarihli Nilüfer Hatun İmareti, İznik çini örneklerini gösterir. 2014'te gölün altında bulunan bazilika artık kıyıda, 28 Ekim 2025'te su üzerinde bir yürüyüş yoluyla açılan alan müzesi üzerinden ziyaret edilebilir.
Antik Apollonia ad Rhyndacum olan Gölyazı, Bursa'ya 42 kilometre uzaklıkta, 1998'den beri Ramsar alanı olan Uluabat Gölü'ndeki bir yarımadadadır; köy yaklaşık 800 metrelik antik surun içinde yer alır, evler doğrudan surların üzerine yapılmıştır ve 750 yaşında olduğu söylenen bir çınar, karaya uzanan köprünün başında durur. Mudanya'da, 11 Ekim 1922'de mütarekenin imzalandığı ev 1937'den beri müzedir ve dönemin eşyaları korunmuştur. Nilüfer'e bağlı Misi köyünde fotoğraf, edebiyat ve somut olmayan miras müzeleri tek bir yürüyüşte gezilebilir.



































