Çorum, hem tarih öncesinde hem tarihte önemli uygarlıklara sahne olmuş ve binlerce yıl boyunca birini ötekinin üstüne beşiklik etmiştir — bu yüzden izleri ilin her yerinde ortaya çıkar. Bölge maden yatakları bakımından çok zengindir ve tarih öncesinde yerleşimin burada yoğunlaşmasının başlıca nedeni bu zenginliktir; ticarete uygun bir konum gelişmeyi hızlandırdı.
Kültür Bakanlığı’nın kendi anlatımı, akılda tutulmaya değer bir uyarı ekler. Bu kültür ve uygarlıkları bugünkü il sınırlarıyla çakıştırmak ya da bu sınırların içine hapsetmek mümkün değildir; bu yüzden Çorum’un eski tarihi bölgesinden koparılmış olarak değil, bir bütünün parçası olarak düşünülmelidir.
Buradaki kayıt, tarih öncesi araştırmacılarının Kalkolitik dediği dönemde başlar. O döneme ait çanak çömlek ve bakır nesneler, ildeki kazılmış hemen her yerden çıkmıştır ve Büyük Güllücek, Boğazköy, Alacahöyük, Eskiyapar, Kayapınar ve Kuşsaray’daki sistemli kazılar yerleşimin o zamandan itibaren kesintisiz sürdüğünü gösterir. Hattuşa — Boğazköy — çevresinde bulunan en erken yerleşim de Kalkolitiktir, ancak bu tam olarak kanıtlanmış değildir.































