Efes, İzmir iline bağlı Selçuk ilçesindedir ve kalıntılar orada görülecek yerlerin yalnızca merkezidir. Caddelerinden çıkarılan heykeller kasabadaki Efes Müzesi'ndedir. Yeniden dikilmiş tek bir sütun, Artemis Tapınağı'nın durduğu yeri gösterir. Selçuk'un içindeki Ayasuluk Tepesi'nde St. Jean Bazilikası ve kale bulunur. Meryem Ana Evi, antik kentin üst kapısını geçince Bülbüldağı'nın yukarısındadır. Her birinin bu sitede kendi rehberi var; bu yazı her birinin ne olduğunu anlatıyor.
Antik kent
Selçuk Kaymakamlığı Efes'i Küçük Asya'nın siyasi, ekonomik ve kültürel başkenti olarak tanımlar, en parlak döneminde nüfusunu 250.000 civarında verir ve onu, bir ziyaretçinin fiilen gezebildiği alan bakımından Anadolu'nun en büyük antik kenti olarak niteler. Bugün ayakta olanların çoğu mermerdir: Celsus Kütüphanesi, büyük tiyatro, Hadrianus Tapınağı, agoralar, hamamlar ve sütunlu caddeler. Ama insanlar burada mermerden çok önce vardı. Kalıntıların hemen kuzeybatısındaki Ayasuluk Tepesi'ndeki çalışmalar MÖ 6000 dolaylarına ait bir yerleşim ortaya çıkardı.
Kaymakamlık güzergâhı Magnesia Kapısı'ndan başlatır. Varius Hamamı'nı ve Devlet Agorası'nı geçince odeona, Herakles Kapısı'na, Pollio Çeşmesi'ne ve Domitianus Tapınağı'na varılır. Ardından Kuretler Caddesi sizi Traianus Çeşmesi'nin ve Scholastika Hamamı'nın önünden Hadrianus Tapınağı'na, Yamaç Evler'e ve Celsus Kütüphanesi'ne indirir; onların ötesinde Mermer Cadde tiyatroya çıkar.
Bu güzergâhta iki şey için durmaya değer. Kuretler Caddesi'nin güneyinde, Yamaç Evler'in önünde, kare bir podyum üzerindeki sekizgen bir mezar olan Oktagon bulunur. Kaymakamlığın anlatımına göre mezar, Kleopatra'nın ona karşı çıkıp Efes'e sürülen küçük kız kardeşi Arsinoe'ye aitti; mezar Yunan ya da Roma yapısından çok İskenderiye Feneri'nin küçük bir kopyasını andırır. Öteki ise elinde bir palmiye dalı ve defne çelengi tutan zafer tanrıçası Nike'nin kabartmasıdır. Efes aynı zamanda Herakleitos'un memleketiydi; kaymakamlık, kimsenin aynı nehirde iki kez yıkanamayacağı sözünü ona atfeder.
Yamaç Evler
Ören yerinin içinde, Bülbül Dağı'nın yamacında Yamaç Evler bulunur: Efes'in önde gelen ailelerinin yaşadığı, çok iyi korunmuş yedi Roma evi. İlk olarak MS birinci yüzyılda, Hellenistik dönemde mezarlık olan bir alanın üzerine yapıldılar ve kent terk edilene kadar değiştirilip genişletildiler. Dışarıdan sadedirler, içeriden gösterişlidirler. Her biri sütunlarla çevrili açık bir avlunun etrafında düzenlenmiştir; bazıları iki ya da üç kata yükselir, hepsinde çeşmeler vardır ve her biri bir hamam gibi ısıtılırdı: hamam merkez işlevi görür, ısı pişmiş toprak borularla öteki odalara taşınırdı.
Selçuk'taki Efes Müzesi
Kazı buluntuları, arkeoloji ve etnografya bölümleri olan ve tamamen yenilendikten sonra Kasım 2014'te yeniden açılan Efes Müzesi'nde korunur. En ünlü eseri, tapınağından gelen Artemis heykelidir; Anadolu'nun ana tanrıçası Kybele'nin özelliklerini de üstlenmiş bir tanrıça: üç katlı tapınak biçiminde yüksek bir başlık, göğsün altında bereket ve bollukla ilişkilendirilen dört sıra küçük küre ve Efes'in simgesi olan arıyla süslenmiş bir kemer. Pollio Çeşmesi'nden gelen yarı uzanmış genç savaşçıya ve MS ikinci yüzyıldan mermer Marcus Aurelius'a da bakın. Müzeyi ve ören yerini aynı gezide görmek işe yarar: örneğin genç savaşçı, yürüyüşte önünden geçtiğiniz bir çeşmede bulunmuştur.
Selçuk, İzmir'den gelen demiryolu üzerindedir: trenler Basmane Garı'ndan kalkar ya da İZBAN'la Tepeköy İstasyonu'na gidip orada Selçuk trenine aktarma yapabilirsiniz. Antik kente kasabadan yerel toplu taşımayla ulaşılabilir. Mevsime gelince: İzmir ili genelinde aylık ortalama sıcaklık Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim'de 15 ile 25 °C arasında kalır, Temmuz ortalaması ise 28 °C'dir.
Artemis Tapınağı
Selçuk'un içinde tek başına duran bir sütun, Efes Artemisi'nin kutsal alanından geriye kalanların neredeyse tamamıdır. Selçuk Belediyesi'nin anlatımına göre alan en geç MÖ 11. yüzyılın sonundan itibaren tanrıçaya hizmet etti ve üzerinde art arda, her biri bir öncekinden büyük ve hepsi batıya bakan tapınaklar yükseldi. Lidya kralı Kroisos'un parasıyla MÖ 560'tan kısa süre önce başlanan ilk büyük mermer tapınak 100 metreden uzundu ve 106 sütunu vardı. Herostratos onu MÖ 356'da yaktı; ardından gelen tapınak daha da görkemliydi. Bugün ayakta duran sütun 1973'te bir deneme olarak farklı sütunların tamburlarından bir araya getirildi; özgün sütunlar yaklaşık dört metre daha uzundu.
Ayasuluk Tepesi: St. Jean Bazilikası ve kale
Ayasuluk Tepesi kasabanın içinde yükselir ve üç ana yapı taşır: St. Jean Bazilikası, kale ve İsa Bey Camii. Buradaki kazılar, Efes'in MÖ 1050 dolaylarında Yunanistan'dan gelen göçmenlerce kurulduğu yönündeki eski görüşü değiştirdi; kentin Tunç Çağı'na uzandığını ve bu tepenin en erken yerleşimlerinden biri olduğunu gösterdi. Tepenin güneyindeki bazilika, havari Yuhanna'nın mezarının üzerinde durur; burada önce bir anıt, sonra aşama aşama bir kilise yükseltildi. Daha sonra kasaba Ayasuluk adını aldı ve bir süre Aydınoğulları Beyliği'nin başkenti oldu; tepedeki kalede kazı yapıldı ve surlarının içinde evler, sokaklar, bir köşk ve bir hamam ortaya çıkarıldı.
Meryem Ana Evi
Selçuk'a yedi kilometre uzaklıkta, Bülbüldağı'nda bir Katolik hac yeri olan Meryem Ana Evi bulunur. Hacılar, havari Yuhanna'nın Meryem'i bu taş eve getirdiğine ve onun ömrünün sonuna kadar burada yaşadığına inanarak gelir; Katolik Kilisesi evin gerçekten ona ait olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmamıştır. Ev, Almanya'da yatağa bağlı bir rahibe olan Anne Catherine Emmerich'in, Clemens Brentano'nun yazıya geçirdiği ve 1852'de Münih'te yayımlanan vizyonları izlenerek bulundu. Dışarıda ziyaretçilerin dileklerini kâğıt ya da kumaşla bağladıkları bir duvar vardır. Evin çevresinde 2012'de açılan Meryemana Tabiat Parkı, yürüyüş yolları, piknik alanları ve seyir noktalarıyla evin çam ormanı ve zeytinliklerden oluşan çevresini korur.
Şirince ve Selçuk'un geri kalanı
Selçuk'un sekiz kilometre doğusunda, 1922'ye kadar Ortodoks bir Rum topluluğunun yaşadığı bir tepe köyü olan Şirince vardır. O dönemden yaklaşık 200 ev ile 19. yüzyıldan kalma Aya Yani ve Aya Dimitri kiliseleri günümüze ulaşmıştır; pazarı meyve şaraplarıyla bilinir. Efes'e kısa bir mesafede, Çamlık Buharlı Lokomotif Açık Hava Müzesi, Türkiye'nin en eski demiryolu olan İzmir-Aydın hattının bir kesiminde lokomotifleri korur. Selçuk'ta 1985'te açılan Selçuk Yaşar Resim Müzesi, DYO resim yarışmalarında ödül almış eserleri sergiler. Yürüyüş ve bisiklet için Artemis Tapınağı'nın önünden başlayıp İzmir yarımadasını Karaburun'a kadar geçen Efes-Mimas rotası vardır.











