Vahiy Kitabı'ndaki yedi kilise, erken Hristiyanlığın ya da Anadolu'nun yedi kilisesi olarak da anılır ve bugünkü Türkiye'de bulunan kentlere aitti. Bu kentlerden üçü, bu sitede onları yedi kilise arasında sayan rehberlerde anlatılıyor: kalıntıları İzmir ilindeki Bergama kasabasının üstünde yükselen Pergamon; Manisa ilinde Akhisar ilçe merkezinin altında kalan Thyateira; ve yine Manisa'da, Alaşehir kasabasının altında bulunan Philadelphia. Aşağıda bir ziyaretçinin bugün her birinde ne bulduğu, ardından da burada rehberleri bulunan iki antik kent daha, Efes ve Laodikeia'da görülebilen kilise kalıntıları anlatılıyor.
Pergamon: Kızıl Avlu ve tepedeki kent
Bergama, yüzölçümü bakımından İzmir ilinin en büyük ilçesidir; İzmir kentinin yaklaşık 103 kilometre kuzeyinde, Bakırçay havzasındadır. Bugünkü kasaba antik Pergamon'la aynı yamaçta büyüdüğü için Helenistik, Roma ve Bizans yapıları sokakları arasında durur. UNESCO bütün bu alanı Haziran 2014'te Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı adıyla listeye aldı; bu ad, korunan alanın tek bir ören yeri değil, üç bin yıl boyunca oluşmuş bir yerleşim arazisi olması nedeniyle seçildi.
Pergamon kilisesiyle ilişkilendirilen yapı, Roma dönemi aşağı kentinin ortasında, Bergamalıların Kızıl Avlu dediği yapıdır. Adını tuğla duvarlarından ve önündeki büyük, çevrili avludan alır. Büyük olasılıkla MS ikinci yüzyılda Hadrianus döneminde yapılmış ve Mısır tanrıları Serapis ile İsis'e adanmıştır; yanındaki iki yuvarlak yapıda hangi tanrılara ait olduğu belirlenemeyen kült sunakları bulunur. Selinos çayı alanın içinden geçtiği için tapınak ile avlusu bölünmesin diye altına tüneller kazılmış ve bu kanallar hâlâ su taşır. Erken Bizans döneminde kutsal alan uyarlanarak Anadolu'nun yedi kilisesinden biri olarak kullanılmaya devam etti.
Pergamon'un geri kalanı kentin neden önemli olduğunu açıklar. Doruk noktası, Attalos krallarının Anadolu'nun en güçlü Helenistik devletlerinden birini buradan yönettiği MÖ 280 ile 133 arasıydı. II. Eumenes Zeus Sunağı'nı, kral sarayını, kent surlarını ve iki yüz bin kitap rulosu barındıran bir kütüphaneyi yaptırdı. MÖ 133'te son kral krallığını vasiyetle Roma'ya bıraktı ve Pergamon, Smyrna ile Efes'in rakibi bir eyalet metropolü olarak varlığını sürdürdü. Yukarı kentte Athena Tapınağı'nı ve on bin seyirci için yapılmış bir tiyatroyu görebilirsiniz. Akropolün yaklaşık üç kilometre uzağında, ayakta kalan yapıları çoğunlukla Roma dönemine ait bir şifa merkezi olan Asklepieion yer alır; bunlar arasında 3.500 kişilik bir tiyatro ve MS 150 dolaylarında Roma'daki Pantheon örnek alınarak yapılan yuvarlak Asklepios tapınağı da var. Alandan çıkan buluntular Bergama Müzesi'ndedir.
Thyateira: Akhisar'ın merkezinde
İzmir–İstanbul yolu üzerindeki Akhisar, tarihi İlk Tunç Çağı'nda başlayan antik Thyateira'nın tam üzerinde yer alır. Antik çağda dokumacılığıyla tanınırdı ve bölgenin yolları burada kesiştiği için hem ticari hem askerî ağırlığı vardı. Ziyaretçiler bugün Thyateira kilisesi erken Hristiyanlığın yedi kilisesinden biri olduğu için geliyor. Kazılmış alan kasabanın merkezindedir ve Akhisarlılar burayı Tepe Mezarlığı diye de anar.
Kent bir savaşa da adını verdi. MS 366'da Roma tahtını ele geçirmek için ayaklanan Kilikyalı komutan Procopius, kendisine katılan lejyonları I. Valentinianus'un kardeşi Valens'e bağlı birliklere karşı yönetti. Thyateira savaşını Valens'in tarafı kazandı; Procopius esir alındı ve idam edildi.
Philadelphia: Alaşehir ve Aziz Yuhanna Kilisesi
Philadelphia, Bozdağlar'ın kuzey yamaçlarında, Manisa'ya 110 kilometre uzaklıktaki Alaşehir'in altında yer alır. Kent, adını taşıdığı Pergamon kralı II. Attalos Philadelphos döneminde önem kazandı; Roma döneminde çok sayıdaki tapınağı ve şenliği yüzünden küçük Atina lakabını aldı. Bizans yüzyılları boyunca önemini korudu ve Türk akınları başladıktan sonra, on birinci yüzyılda surlarla çevrildi. Philadelphia, Vahiy Kitabı'ndaki yedi kiliseden biridir.
Ziyaretçilerin çoğunun aradığı anıt, erken Bizans döneminde, altıncı yüzyılda yapılmış ve bugünkü kasabanın içinde duran Aziz Yuhanna Kilisesi'dir. Devasa payelerinden üçü hâlâ ayaktadır; yapımcıları, sütun tamburları da dahil olmak üzere daha eski yapılardan alınmış pek çok işlenmiş taşı yeniden kullanmıştır. Antik kentin kalbi, yöre halkının Toptepe dediği yükseltidir. 1980'lerin başında orada yapılan kazılar bir tiyatroyu, bir tapınağı ve bir stadyumu kısmen açığa çıkardı, ancak çalışmalar durdu ve bu kalıntıları bugün arazide seçmek zordur. Aynı kazılarda Bizans surlarının Doğu Kapısı da bulundu: yarım daire biçimli bir kule ile dikdörtgen bir kule arasındaki, Türk akınları sırasında kapatılan ve bir daha açılmayan bir ana giriş.
Efes ve Laodikeia'daki kilise kalıntıları
İzmir ilindeki Efes'te mermer kentin içinden geçen yürüyüş güzergâhı tiyatronun ve gymnasionların önünden geçer ve ikiz kiliseler diye bilinen bir çift kiliseye ulaşır. Selçuk'taki Ayasuluk Tepesi'nde, havarilerden Yuhanna'nın mezarı ve onun anısına yapılmış kilise üzerine kurulan Aziz Yuhanna Bazilikası durur; mezarın üzerine aşamalar hâlinde bir anıt ve ahşap çatılı bir kilise yapılmıştı. Selçuk'a yedi kilometre uzaklıkta, Bülbüldağı'nda ve Efes'in yukarı kapısının ötesinde, bir Katolik ziyaretgâhı olan Meryem Ana Evi bulunur. Hacılar, havari Yuhanna'nın İsa'nın annesi Meryem'i bu taş eve getirdiğine ve onun göğe alınana kadar burada yaşadığına inanarak ziyaret eder; Katolik Kilisesi evin gerçekten ona ait olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmamıştır.
Laodikeia, Denizli'nin altı kilometre kuzeyinde, bugünkü adıyla Çürüksu olan Lykos vadisinde yer alır. Selevkos kralı II. Antiokhos Theos onu MÖ 261 ile 253 arasında kurdu ve eşi Laodike'nin adını verdi; kent tekstil, mermer, tahıl ve hayvancılıkla zenginleşti. 2003'ten bu yana kazılıp restore edilen bölümler arasında koruyucu çatı altındaki Laodikeia Kilisesi ve kuzey kilisesi ile Suriye Caddesi, merkezî agora ve 285'e 70 metrelik bir stadyum vardır. Kent, imparator Phokas döneminde, 602 ile 610 arasında yaşanan büyük bir depremden sonra terk edildi.
Gitmeden önce
Bu yerlerin her birinin giriş ücretleri, ziyaret saatleri ve ulaşım bilgileri, aşağıda bağlantısı verilen kendi sayfasındadır. Thyateira'da kazılmış alan Akhisar'ın ortasındadır; Philadelphia'da ise Aziz Yuhanna Kilisesi bugünkü Alaşehir kasabasının içinde durur.







