Genel bakış
Konya Arkeoloji Müzesi, Türkçe Vikipedi'ye göre Anadolu'da kurulan ilk arkeoloji müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nden sonra Türkiye'de açılan ikinci arkeoloji müzesidir. Uluslararası düzeyde önemi her şeyden önce Roma mermer lahitlerinden gelir. Öteki kayda değer eserleri arasında Çatalhöyük'ten Neolitik buluntular, Asur Ticaret Kolonileri Dönemi'ne ait hamam mimarisi parçaları ve Roma heykeli bulunur.
Konya'dan ve çevresinden gelen eski eserler on dokuzuncu yüzyılın sonunda toplanmaya başladı ve Kanuni Süleyman döneminde yapılan kapalı çarşı olan Konya bedesteninde depolandı. O sırada imparatorluğun vilayet valilerine, Fethi Ahmet Paşa döneminde Aya İrini'de kurulmakta olan İstanbul müzesi için eser toplanması amacıyla bir genelge gönderilmişti ve Konya valisi parçalar gönderdi; gönderilemeyenlerin bedestende birikmiş olduğu düşünülüyor. Bir Anadolu yolculuğunda Konya'ya uğrayan Fransız bilgin Clément Huart, 1891'de şehirde zaten bir müze bulunduğunu yazdı; harap bir bedestende Selçuklu, Grek ve Roma dönemlerine ait taş eserleri anlatıyor ve burayı Konya Belediye Müzesi olarak adlandırıyordu -- ancak gördüğü, bugünkü anlamda bir müze değildi. Bedesten 1898'de yıktırıldı ve 1901'de yerine bir sanayi mektebi yapıldı.
Asıl müze, Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa'nın valiliği döneminde, İstanbul'daki Müze-i Hümayun'un bir şubesi olarak kuruldu ve idadi mektebinin avlusunda bir depo olarak düzenlendi. Bazı kaynaklar kuruluşunu 1901 ya da 1902 olarak verir; Ferid Paşa'nın yazışmalarından ve kitabelerden tarih 1899 olarak saptanmıştır. Müze-i Hümayun'un bir şubesi olarak mektep bahçesine yapılan bina, dönemin maarif müdürü Azmi Bey'in çabalarıyla Ağustos 1899'da tamamlandı; kitabesi Mevlâna Müzesi'nin bahçesinde sergilenmektedir. Yapım sürerken Konya'nın ilçelerinden gönderilen eserlerle koleksiyon, Aralık 1899'un başında altmış ya da yetmiş parçaya ulaştı ve müze o yılın 10 Aralık'ında açıldı. Tek oda sergileme için küçük kaldı ve 1924'te eski binanın kuzeyine bir oda daha eklendi. Sonraki yıllarda belediye, bir kavşağı genişletme çalışmaları sırasında binayı taşıdı ve bina, Karma İlkokulu bahçesinin güneybatı köşesinde özgün biçimine sadık kalınarak yeniden inşa edildi.
Konya idadisinde tarih öğretmeni olan Mustafa Halit Bey, koleksiyon mektep bahçesine taşındıktan sonra uzun süre müdürlük yaptı; ondan sonra, sonradan Baştak soyadını alan Naci Fikret Bey 1927'ye kadar müdür olarak görev yaptı.
Koleksiyon sonra birkaç kez taşındı. 1926'da Konya'daki Mevlâna dergâhı Konya Asar-ı Atika Müzesi adıyla müze olarak düzenlendi ve mektep bahçesindeki depoda bulunan eserler oraya götürüldü. Mustafa Kemal 1931'de Konya'yı ziyaret ederken müzede yaklaşık iki buçuk saat geçirdi ve ziyaretçi defterine düzenlemesinden ve düzeninden çok memnun kaldığını yazdı. Arkeoloji koleksiyonu, bazı kaynaklara göre 1951'de, bazılarına göre 1953'te İplikçi Camii'ne taşındı; Mevlâna dergâhındaki müze 1954'te yeniden düzenlendi ve Mevlâna Müzesi adını aldı. İplikçi Camii 1960'ta ibadete açıldığında arkeolojik eserler Alâeddin Camii'nin avlusuna taşındı ve Sahip Ata Caddesi ile Ahmet Küçük Armağan Sokağı'nın köşesindeki yeni müze binası 1962'de tamamlanana kadar orada kaldı.
Ne zaman gidilmeli
- İklim
- Across Konya as a whole, monthly mean temperatures run from -0.1 °C in January to 23.6 °C in July; the mean stays between 15 and 25 °C in May, June, July, August and September; rainfall is heaviest in May (43 mm) and lightest in August (6 mm). Long-term means for 1927-2025 from the Turkish State Meteorological Service (MGM).






