İstanbul'da tarihi yarımadada Ayasofya'yı, Sultan Ahmed Camii'ni (Mavi Cami), Topkapı Sarayı'nı ve Yerebatan Sarnıcı'nı gezebilir, Süleymaniye Camii'ni görebilir, Kapalıçarşı'yı ve Mısır Çarşısı'nı dolaşabilir, Kariye'nin mozaiklerine bakabilir, Galata Kulesi'ne çıkabilir ve Dolmabahçe'den Rumeli Hisarı'na kadar sarayları ve hisarlarıyla Boğaz'ı izleyebilirsiniz. Aşağıda bunlar ile şehrin müzeleri, eski semtleri ve adaları, komşu yerler aynı güne sığabilsin diye bölgelere göre gruplanmış; her birinin bu sitede ziyaret bilgilerini içeren kendi rehberi var.

Tarihi yarımada: Sultanahmet'in anıtları

Başlanacak yer Ayasofya'dır. Bugün ayakta duran yapı, bulunduğu yerdeki üçüncü yapıdır; Justinianus'un Trallesli Anthemios ve Miletli İsidoros'a yaptırdığı yapı. 916 yıl kilise, II. Mehmed şehri 1453'te aldıktan sonra cami, 1934'ten itibaren müze oldu ve 2020'den beri yeniden camidir. İçeride başınızı kaldırıp depremlere dayansın diye hafif ve sağlam yapılmış tuğlalardan örülen kubbeye ve aralarında ikonoklazmanın 843'te sona ermesinden sonra yapılan ilk mozaik olan apsis mozaiğinin de bulunduğu çeşitli dönemlerden mozaiklere bakın.

Sultan Ahmed Camii, 1609 ile 1620 arasında I. Ahmed için Sinan'ın öğrencisi Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından inşa edildi. Halk arasındaki adı Mavi Cami, çinilerinden gelir: İznik ve Kütahya'da yapılmış, elliden fazla desende yerleştirilmiş 21.043 çini. Altı minaresi daha önce hiçbir caminin denemediği bir şeydi; güneydoğu köşesindeki hünkâr kasrında bugün Halı Müzesi bulunur.

Topkapı Sarayı, yarımadanın Marmara Denizi, Boğaz ve Haliç'in birleştiği burnu olan Sarayburnu'nu kaplar. II. Mehmed için 1478'de yapılmıştır; Osmanlı devletinin yaklaşık 380 yıl boyunca yönetildiği ve padişahlarının yaşadığı yerdi. Anıtsal girişi Ayasofya'nın arkasındaki Bab-ı Hümayun'dur; ötesinde saray, Birun'un hizmet avluları ve Enderun'un özel bölümleri olarak ikiye ayrılır. 9 Ekim 1924'ten beri müzedir. Saray yapılırken dış surları Ayasofya ile, Bizans'tan avlusuyla (atriyum) birlikte günümüze ulaşan tek kilise olan Aya İrini arasından geçirildi; kilise sarayın cephaneliği, on dokuzuncu yüzyılda da Osmanlı devletinin ilk müzesi oldu.

Yer altında, Ayasofya'nın güneybatısında, Yerebatan Sarnıcı 526-27'de Justinianus döneminde yapıldı. Üç yüz otuz altı sütunu sıralar hâlinde sudan yükselir ve aralarında ters duran Medusa başları vardır. Gülhane tramvay durağından ulaşılan İstanbul Arkeoloji Müzeleri aynı alanda üç müzedir: oradaki en eski yapı olan 1472 tarihli Çinili Köşk, Eski Şark Eserleri Müzesi ve aralarında İskender Lahdi'nin de bulunduğu lahitleriyle Arkeoloji Müzesi. Sultanahmet Meydanı'nın yanında iki müze daha var. Arasta Çarşısı'ndaki Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, Bizans sarayından kalan, av ve kır sahneleri içeren altıncı yüzyıldan bir zemini gösterir; Sultanahmet Meydanı'nın batı yakasındaki İbrahim Paşa Sarayı'nda bulunan Türk ve İslam Eserleri Müzesi ise on üçüncü yüzyıldan yirminci yüzyıla Türk halılarını barındırır.

Süleymaniye ve iki büyük çarşı

Sinan, Süleymaniye Camii'ni kalfalık eseri olarak nitelemiştir. Kanuni Sultan Süleyman için 1551 ile 1558 arasında yapıldı ve ana kubbesi zeminden 53 metre yüksektedir. Kubbeye ağızları içe dönük olarak yerleştirilmiş altmış dört toprak küp harimin akustiğini sağlar; kemerler İskenderiye'den, Baalbek'ten, Markianos Sütunu'ndan ve imparatorluk sarayından getirilmiş dört granit sütuna oturur.

Kapalıçarşı, 1461'de Ayasofya'ya gelir sağlamak için kuruldu ve yüzyıllar içinde bölgenin ticaret merkezine dönüştü. Bugün 45.000 metrekarelik bir alanı kaplar; halı, tekstil, altın ve gümüş, antika, çini ve hediyelik eşya satan yaklaşık 3.600 dükkânı vardır ve hepsini gezmek bir günden uzun sürer. Mısır Çarşısı, 1660 ile 1664 arasında Yeni Cami külliyesinin çarşısı olarak yapıldı. Mısır'dan gelen gelirlerle finanse edildi, Türkçe adı da buradan gelir; dükkânlarında bugün çoğunlukla baharat ve lokum satılır.

Kariye, Balat ve Eyüp

Edirnekapı'da, Theodosius surlarının yakınındaki Kariye Camii bir zamanlar Khora'daki Kurtarıcı İsa Kilisesi'ydi. Mozaiklerinin ve fresklerinin en güzelleri 1310 ile 1317 arasında, manastırı yeniden inşa ettiren Theodoros Metokhites için yapıldı; 1511'deki dönüşümde yok edilmek yerine boya ve kireçle örtüldükleri için günümüze ulaştılar. Yapı 6 Mayıs 2024'te ibadete açıldı.

Yine Fatih'teki Balat, dik sokakları ve boyalı evleriyle fotoğrafçıların geldiği bir semttir. Farklı topluluklar burada bir arada yaşadığı için camiler, kiliseler ve sinagoglar yan yana durur; Fener Rum Patrikhanesi ve Fener Rum Lisesi simge yapıları arasındadır. Haliç vapuru burada durur, Eminönü'nden de otobüsler kalkar. 1458'de yapılan Eyüp Sultan Camii'nin külliyesinin merkezinde Eyüp Sultan'ın türbesi vardır ve avlusunu yaşlı bir çınar gölgeler. Haliç'te, Hasköy'deki Rahmi M. Koç Müzesi sanayi ve ulaşımı konu alır; içinde yürünebilen bir denizaltı ve Fenerbahçe vapuru da buradadır.

Galata ve Beyoğlu: bir kule, bir mevlevihane ve sanat müzeleri

Galata Kulesi, Cenevizliler tarafından 1348'de surlarının başı olarak inşa edildi; sonra gözetleme kulesi, zindan, rasathane ve yangın kulesi oldu. Asansör altıncı kata çıkar, oradan merdivenle terasa ulaşılır; teras eski şehri, Boğaz'ı ve Haliç'i bir arada görür. Yokuşun aşağısında, Tünel yakınındaki, 1491'de kurulan Galata Mevlevihanesi sergilerini sema töreni için yapılmış salon olan semahanede düzenler; galerilerde müzik aletleri ve hat eserleri vardır, bahçesinde şair Şeyh Galib'in türbesi bulunur.

Sanat müzeleri de Beyoğlu'nda toplanır. Tepebaşı'ndaki Pera Müzesi eski Bristol Oteli'nde yer alır ve Oryantalist resim, Anadolu ağırlık ve ölçüleri ile Kütahya çinileri sergiler. Karaköy sahilindeki İstanbul Modern, 4 Mayıs 2023'te Renzo Piano'nun tasarladığı bir binada yeniden açıldı ve resim, heykel, fotoğraf ve tasarım alanlarında modern sanat toplar. Çukurcuma'daki Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk'un topladığı nesnelerden oluşan ve adını romanıyla paylaşan müzesidir.

Boğaz: saraylar, hisarlar ve suyun kıyısında bir cami

Avrupa yakasında, Beşiktaş'ta Dolmabahçe Sarayı su boyunca 600 metre uzanır. Sultan Abdülmecid için Garabet Amira Balyan ve oğlu Nigoğos Balyan tarafından Avrupa üslubunda yapıldı ve 7 Haziran 1856'da resmen açıldı. Yine Beşiktaş'taki, Nigoğos Balyan'ın 1853'te yaptığı Ortaköy Camii tam suyun kıyısında durur; yüksek pencereleri Boğaz'ın ışığını harime alır.

Sarıyer'deki Rumeli Hisarı, Boğaz'ın 698 metre genişliğindeki en dar noktasını korur. II. Mehmed onu fetihten önce, 1452'de birkaç ayda yaptırdı; üç büyük kulesi yapımlarını yöneten paşaların adlarını taşır, bahçede toplar ve bir parça zincir sergilenir. Yine Sarıyer'de, Emirgan'daki Sakıp Sabancı Müzesi Atlı Köşk'te yer alır; ailenin resim, kitap sanatları ve hat koleksiyonunu barındırır ve süreli sergileriyle uluslararası ölçekte tanınır hâle gelmiştir.

Anadolu yakasının da kendi sarayı vardır. Üsküdar'daki Beylerbeyi Sarayı 1863 ile 1865 arasında Sarkis Balyan'ın tasarımıyla yapıldı; denizi seven Abdülaziz tavanlarına gemi motifleri işletti. Göksu ve Küçüksu dereleri arasındaki Küçüksu Kasrı, Abdülmecid için yapılmış bir kasırdır ve İtalyan mermerinden şöminelerinin her biri renk ve biçim bakımından farklıdır. Salacak açıklarında Kız Kulesi, yüzyıllardır gemilere yol gösteren feneriyle adacığının üzerinde durur.

Adalar'a doğru

Sirkeci, Kabataş, Kadıköy, Bostancı ve Kartal'dan kalkan vapurlar Adalar'ın en büyüğü olan Büyükada'ya gider. Yenilenmiş eski bir helikopter hangarındaki Adalar Müzesi, arşiv belgeleri, fotoğraflar ve kayıtlarla adaların hikâyesini jeolojisinden bugüne kadar anlatır. İskeleden yürüyerek ya da kiralık bisikletle ulaşılan Büyükada Tabiat Parkı'nda çam ormanı altında bir plaj vardır; park müdürlüğü yüzenleri akıntılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyarır.

Gruplar nasıl birbirine bağlanıyor

Yukarıdaki gruplar ilçeleri izliyor. Sultanahmet anıtları, Süleymaniye, çarşılar, Kariye ve Balat'ın hepsi tarihi yarımadada, Fatih'tedir; Galata Kulesi Haliç'in kuzeyindeki tepede, Beyoğlu'ndadır; Boğaz'daki yerler ise Boğaz'ın iki yakasına dağılmıştır: Avrupa yakasında Dolmabahçe ve Ortaköy, Anadolu yakasında Beylerbeyi ve Küçüksu. Her yerin kendi sayfasında ziyaret bilgileri ve kaynağın verdiği ölçüde açılış saatleri ile ücretler yer alıyor.

Bu yazıyı paylaş