Genel bakış

Aziz Mahmud Hüdayi'nin türbesi, Üsküdar'da Hüdâî Avlusu Sokağı'nın solunda, külliyesinin ana kapısından batıya doğru yükselen teraslı sokak üzerinde yer alır; camisi ve cemevi hemen arkasına bitişiktir. İstanbul'daki evliya türbeleri arasında bu, en çok ziyaret edilenlerden biri olmuştur: 1925'e kadar Celvetî tarikatı dinî bayram arifelerinde başşeyhin önderliğinde buraya alay hâlinde gelirdi ve ziyaretçi akını o tarihten beri kesilmemiştir.

Yapı, arkasındaki caminin inşa tekniğini ve sade ampir süslemesini paylaşır. Kuzeyden güneye üç mekân art arda gelir: camlı bir giriş bölümü, türbedarların nöbet tuttuğu piramidal külâhlı bir oda ve türbe odasının kendisi. Türbe kapısının üzerinde talik hatla yazılmış, 1628 olarak ölüm tarihini veren Arapça bir düzyazı kitabe vardır. İçeride, dikdörtgen odanın ortasında dört yuvarlak mermer sütun üzerinde yükselen ahşap bir kubbe bulunur; kubbenin içi Celvetî külâhının tacı gibi on üç dilime bölünmüştür. Altında, yaldızlı demir parmaklıklarla çevrili ahşap sanduka durur; çevresinde çocuklarına ve bir torununa ait on sanduka daha vardır. Üst duvarlar boyunca, hattat Mahmud Celâleddin'in elinden çıkma, Mülk Suresi'ni taşıyan bir sülüs kuşağı dolanır; odadaki sandıklarda şeyhe ait emanetler saklanır.

Doğusunda, başlangıçta açık bir mezarlık olan ve büyük olasılıkla 1855-56'da üstü örtülen ikinci bir türbe vardır; dergâhın şeyhlerinin, müntesiplerinin ve ailelerinin birçoğu burada yatar. Cumhuriyet döneminde çatısı yok olunca ahşap sandukalar, üzerlerinde bazıları yanlış olan küçük Latin harfli isim levhaları taşıyan garip çimento sandukalarla değiştirilmiştir. Külliyenin mezarlığının başka yerlerinde hat ve oyma işçiliğiyle dikkat çeken mezar taşları bulunur; caminin batısında, mezarlığın başka bir bölümünde ise Fatma Hanım Sultan'ın açık türbesi yer alır: elmas başlıklı sekiz sekizgen mermer sütun sivri kemerleri taşır, aralar muhteşem dökme bronz parmaklıklarla kapatılmıştır; bu özellik onu türündeki açık türbeler arasında istisnai kılar.

Türbe bir dergâh külliyesinin parçasıdır ve onu böyle görmek alanın geri kalanını anlaşılır kılar. Aziz Mahmud Hüdayi, Doğancılar'daki Ahmet Çelebi Mahallesi'nde arsayı 1589'da satın aldı ve aynı yıl inşaata başladı; müritlerinin yardımıyla 1595 dolaylarında tamamlanan ilk tekke, aynı zamanda Celvetî âyininin yapıldığı salon olarak da kullanıldı; 1598-99'da kendisi bir minber ekleyip burayı aynı zamanda mescit de yaptı. Çevresinde derviş hücreleri, halka çorba dağıtacak kadar büyük bir mutfak, bir yemekhane, biri kendisine dördü kızlarına ayrılmış beş tahsisli ev ve yanında iki çeşmesi olan ana kapı yer alıyordu. Ansiklopedi maddesi buraya Celvetî tarikatının merkezi ve Osmanlı İstanbulu'ndaki tasavvuf kültürünün en parlak merkezlerinden biri der; hükümdarları, hanedan ve saray mensuplarını, devlet adamlarını, âlimleri, müzisyenleri ve başka tarikatların mensuplarını aynı şekilde kendine çeken bir okuldu.

İlk yapılardan geriye çok az şey kalmıştır. Tekke 1925'te kapatıldı; cami cami olarak kullanılmaya devam etti, tahsisli evler cami görevlilerinin ve vakıf kiracılarının konutu oldu, ahşap derviş hücreleri, yemekhane ve kahve ocağı iz bırakmadan yok oldu. Külliye Abdülmecid döneminde yeniden inşa edildiğinde yapılar ampir üslubunda yenilendi; maddenin belirttiğine göre bu üslup, kurucusunun yaşadığı çağa büsbütün yabancıydı; Vakıflar Genel Müdürlüğü 1975'te ayakta kalan kısımları onarmıştır. Özgün külliyeden yalnızca caminin batısındaki açık türbe ile ana kapının solundaki iki çeşme günümüze ulaşmıştır.

Doğudan yaklaşıldığında durmaya değer parçalar sırayla karşınıza çıkar. Ana kapı, Hüdâî Avlusu Sokağı'nın Aziz Mahmud Efendi Sokağı ile kesiştiği yerde durur; köfeki taşı pilastrlarla çerçevelenmiştir ve üzerinde, Abdülmecid'in yeniden inşasını kaydeden, 1855-56 tarihli talik hatlı manzum bir kitabe ile iki panelin arasına yerleştirilmiş padişah tuğrası bulunur. Solundaki çift çeşme büyük olasılıkla Hüdayi'nin kendisi tarafından yaptırılmıştır: soldaki, 1623-24 tarihli sülüs hatlı Arapça bir düzyazı kitabe taşır ve kemerin içinde, külliyeyle birlikte 1855-56'da onarıldığını kaydeden ikinci bir manzum metin yer alır; yanındaki küçük çeşme ise son dizesinin ebced değeriyle 1610-11'e tarihlenir. Kapının sağındaki üçüncü çeşmeyi 1728-29'da Nevşehirli Damad İbrahim Paşa'nın oğlu Damad Mehmed Paşa yaptırmıştır.

Türbenin arkasındaki cami ve cemevi, bodrum, ana kat ve galerilerin oluşturduğu kısmi üst kattan meydana gelen üç seviyeli, yüksek bir kâgir yapıdır; galerileri ahşap sütunlar taşır, onların karşısındaki payeler arasında çift pencereler yer alır. İçindeki bir öğe bu tekkeye aitti ve başka hiçbir tekkede yoktu: batıdaki zemin kat galerisinin iki sütunu arasındaki boşluğa yerleştirilmiş şeyh kafesi. Madde bunu Hüdayi ile Hızır hakkında anlatılan bir hikâyeyle açıklar. Şeyh cuma namazını kafesin içinde kılar, ardından gelen âyinde dervişler ayağa kalktıktan sonra belirli bir noktada kafesten çıkıp salonda yerini alırdı; cemaatin önünden geçmeden, batı tarafındaki şeyh kapısı denen ayrı bir kapıdan salona ulaşırdı.

Sokağın kuzey tarafında mutfak, hünkâr mahfilinin girişi, abdest muslukları ve cephesi antik bir tapınağı taklit eden bir kütüphane vardır: duvara gömülü, İyon başlıklı yivli sütunlar, üzerlerinde mimari kiriş görünümü verilmiş profilli bir kuşak ve kubbesinin üstünde maddenin dünyada benzeri olmadığını söylediği üç koni biçimli metal alem. Talik hatlı manzum bir kitabe kurucusunun adını, Lutfi Bey'i, söyler ve ebced tarihi olarak 1899-1900'ü verir. Hünkâr mahfilinin kendisi küçük bir saray havasındadır: içi sıvalı, dışı ahşap kaplı, üst katı sokağın üzerinden iki çift ahşap sütunla taşınmaktadır; üst pencerelerin üstünde Allah'ın, Peygamber'in ve dört halifenin adlarını taşıyan yaldızlı oymalı taçlar vardır.

Ne zaman gidilmeli

İklim
Across İstanbul as a whole, monthly mean temperatures run from 6.8 °C in January to 24.7 °C in August; the mean stays between 15 and 25 °C in May, June, July, August, September and October; rainfall is heaviest in December (99 mm) and lightest in July (22 mm). Long-term means for 1950-2025 from the Turkish State Meteorological Service (MGM).Kontrol: 22 Eylül 2026